Ekip Biçmek

 
  

 
Ekim yapılan verimli bir bahçe düşünün. Bu bahçede domates, salatalık, biber, mısır ve benzeri çeşitli sebzeler yetiştiriliyor. Her sebze kendi türünde, kendi özel DNA'sına, farklı tatlara ve fayda sağladığı çeşitli özelliklere sahip. Bu sebzeler için hasat sonrasında toplanılan tüm ürünlerin kendi çeşitlerine göre tohumları ayrılıp, bir sonraki hasat için ekilecek zaman bekleniyor. İşte bu durumun bir döngü halinde devam etmesine kültür denir. Muhtemelen şaşırmış olmalısınız. Çünkü kültür kelimesi denilince akla gelecek en son şey bile olmayacak bir tanımdan bahsediyorum.
    
  Kültür kelimesi, kökü Latinceden gelmiş olup kelime manası ekip biçmektir. Günümüz şartlarında kullanıldığı yerler değişse de manasını yitirmemiştir.

    Dünya bir bahçedir. Toplumlar ise o bahçede yetişen sebzeler gibidir. Her toplum, her yeni nesilde yenilenir ve tekrardan doğar. Tıpkı hasat sonrası elde edilen tohumlardan tekrar sebze üretilmesi gibi. Bu kültür döngüsünde her toplumun kendisine has dil, din, yemek, ahlak, sanat gibi kültürleri vardır. Tıpkı sebzelerin kendi özel DNA'ları gibi. 

    Eski manaya dönersek eğer, bu döngü içerisinde, tohumların DNA'sında değişiklik yapılırsa ne olur? Genetiği ile oynanmış GDO' lu sebzeler, görüntüsü ile daha güzel gibi görüntü sergilese de tüketen insanlarda lezzet hissi azalır ve vücuda zarar verir. Bu GDO' lu tohumlar, üretilen sebzelerden tohuma da dönüşmediği için o ekilen sebzelerin soyu da  tükenir.

    Nasıl ki genetiği ile oynanan sebze şekil olarak güzel görünse de özelliklerini kaybediyor, ve soyu tükeniyor, bizler de eğer kendi genetiğimiz ile oynarsak, kendi öz kültürümüzü bırakıp batı kültürünü benimsersek, şekil olarak benzemek istediğimiz toplumlara benzeriz, ve kendi özümüzü yavaşça kaybederiz. Özünü kaybetme kendin ol. Batıya benzemekle kültürlü olunmaz. Taklitler sadece aslını yaşatır...

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun da dediği gibi; '' Kültür, Hakkari' de bale gösterisi yapmak değildir!''

Saygılar...




Yorumlar

Popüler Yayınlar