Bilinmesi Gereken, Bilinmeyenler



Hafızası bir anda silinmiş bir insan düşünün. Tüm geçmişini unutmuş bir insan...
Muhtemel bir şekilde her türlü tehlikeye açık olurdu. Dostu kim, düşmanı kim, neresi tehlikeli, neresi güvenli bilemezdi. Bu durum kişisel olarak ne kadar önemliyse, toplumsal açıdan da önemlidir. Geçmişi bilmeden geleceğe yön veremeyeceğimiz aşikar. 
Her ne kadar tarih bilincine sahip olsak da, bize öğretilen tarih yeterli mi?
Sorulsa ki, ''İstanbul, ne zaman, kim tarafından fethedildi?'' İstisnalar dışında çoğu kişi İstanbul'u 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed'in fethettiğini bilir. 
Peki, ''İnebahtı deniz muharebesi  ne zaman yapıldı?'' diye sorulsa bu sorunun cevabını kaç kişi verebilir? İlk soruya oranla çok az bir sayı olacaktır. Çünkü bize hep kazandığımız tarih öğretildi. Kazançlarımız namına şiirler yazıldı, filmler yapıldı. Kaybedilen tarihi ise sadece tarih kitaplarının bir iki paragrafına sığdırdılar.
İnebahtı deniz muharebesi...
Çoğu kişinin ismini duyduğu ama içeriği pek bilinmeyen bir savaş. İstanbul'un fethinden yaklaşık yüz yıl sonra 7 Ekim 1571 yılında 2. Selim döneminde Avrupa'nın, ''Yenilmez Ordu'' dediği Osmanlı donanmasının ilk defa tümünün yakılarak mağlup edildiği savaş.
Tüm Avrupa'da 449 yıldır her sene adına kutlamalar yaptıkları bir savaş...
Büyük bir devlet olmak, geçmişteki başarılarının zafer sarhoşluğuyla mı, yoksa yapılan hatalardan tecrübe edilerek, aynı hatalara düşmemekle mi olur?

Yorumlar

Popüler Yayınlar